|
Tweet |
İslam’ın beş esasından biri olan oruç; niyet edilerek imsak vaktinden güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsel ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getiriliyor.
Bir kimseye orucun farz olması için üç temel şart aranıyor:
Müslüman olmak
Akıllı olmak
Ergenlik çağına ulaşmış olmak
Bu şartları taşıdığı halde sağlık nedeniyle oruç tutamayacak derecede hasta olanlar ile yolcular, oruçlarını erteleyebiliyor. Hastalar iyileştiklerinde, yolcular ise memleketlerine döndüklerinde tutamadıkları günleri kaza ediyor.
Ergenlik çağına gelmemiş çocuklara oruç farz değil. Ancak bünyelerine zarar vermeyecek şekilde çocukların oruca alıştırılması tavsiye ediliyor.
Adet (regl) ve lohusalık dönemindeki kadınlar bu süreçte oruç tutamıyor. Tutamadıkları günleri daha sonra kaza ediyorlar; ancak namazları için kaza gerekmiyor.
Ramazan ayı hicri takvime göre bazı yıllarda 29, bazı yıllarda 30 gün sürüyor. Ay 29 gün olduğunda da oruç eksik sayılmıyor. Çünkü farz olan, Ramazan ayının tamamını oruçlu geçirmektir. Nitekim Peygamber Efendimiz’in (SAV) tuttuğu Ramazan oruçlarının bir kısmı 29, bir kısmı 30 gün olmuştur.
Dinî kaynaklara göre şu durumlar orucu bozmaz:
Unutarak yemek veya içmek
İstemsiz kusmak
Kan vermek
Diş fırçalarken macunun yutulmaması
Göze damla damlatmak (boğaza ulaşmadıkça)
Besleyici olmayan iğne yaptırmak
Burada temel ölçü, vücuda besleyici bir maddenin bilinçli şekilde alınmasıdır. Yanlışlıkla gerçekleşen durumlarda kişi orucuna devam eder.
Oruçlu iken cinsel ilişkiye girilmesi orucu bozar. Bu durumda yalnızca kaza değil, kefaret de gerekir. Kefaret; iki kameri ay aralıksız oruç tutmak, buna güç yetiremeyenler için ise belirli sayıda ihtiyaç sahibini doyurmak şeklinde yerine getirilir.
İslam hukukunda bazı gruplara kolaylık tanınmıştır:
Yolcular
Sürekli hastalığı bulunanlar
İleri derecede yaşlı kişiler
Hamile veya emziren kadınlar (sağlık riski varsa)
Geçici rahatsızlığı olanlar iyileştiklerinde oruçlarını kaza ederken, iyileşme ihtimali olmayan kronik hastalar fidye verir.
Modern tıpla birlikte en çok merak edilen konuların başında enjeksiyon ve serum geliyor. Besleyici özelliği bulunan serumlar orucu bozar. Ancak tedavi amaçlı ve besleyici niteliği olmayan iğneler orucu geçersiz kılmaz.
Ağız ve diş tedavilerinde ise su veya ilacın yutulması durumunda oruç bozulur. Bu nedenle işlemlerin mümkünse iftar sonrasına bırakılması öneriliyor.
Oruç yalnızca aç ve susuz kalmak değil; nefsi terbiye etmek, kötü söz ve davranışlardan uzak durmak anlamına da geliyor. Bu yönüyle oruç, hem bedeni hem ruhu arındıran bir ibadet olarak değerlendiriliyor.