|
Tweet |
Dr. Ecemiş, “Oruç tutarken uzun süre susuz kalmak kabızlığın en önemli nedenlerinden biridir. İftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre su içmeye özen gösterilmeli” dedi.
Ramazan’da sindirim sisteminin düzenli çalışması için su tüketiminin yanı sıra lifli gıdaların da sofrada yer alması gerektiğini vurgulayan Ecemiş, tam tahıllı ekmek, yulaf, kuru baklagiller, sebze ve meyvelerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Kuru kayısı, kuru erik ve incir gibi kuru meyvelerin lif açısından zengin olduğuna dikkat çeken Ecemiş, bu besinlerin bağırsak hareketlerini artırarak kabızlığı önleyebileceğini ifade etti.
Suyun yanı sıra şekersiz komposto, ayran ve bitki çaylarının da tercih edilebileceğini belirten Ecemiş, sahur ve iftarda aşırı çay ve kahve tüketiminden kaçınılması gerektiğini dile getirdi. Kafeinin vücuttan su atımını artırarak kabızlığa zemin hazırlayabileceğini söyledi.
İftarda hızlı ve aşırı yemek yemenin hazımsızlığı artırabileceğini belirten Ecemiş, yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi gerektiğini kaydetti. Yağlı, kızartılmış ve ağır yemeklerin sindirimi zorlaştırdığını ifade eden Ecemiş, bu tür besinlerin mümkün olduğunca sınırlandırılmasını önerdi.
Yoğurt gibi probiyotik içeren gıdaların da bağırsak florasını düzenleyerek sindirim sistemini desteklediğini belirten Ecemiş, iftar sonrası yapılacak hafif yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını söyledi.
Dr. Ecemiş, Ramazan ayında sindirimi desteklemek amacıyla örnek bir menü de paylaştı.
Sahur için; bir kase yulaf ezmesi (süt veya yoğurtla), bir adet haşlanmış yumurta, bir porsiyon meyve, bir avuç ceviz veya badem ve bol su önerildi.
İftar için ise; 1-2 adet hurma, bir kase mercimek çorbası, bir porsiyon ızgara tavuk veya balık, bol yeşillikli salata, bir kase yoğurt ve yeterli miktarda su tavsiye edildi.
Kabızlık şikâyetinin uzun sürmesi halinde mutlaka doktora başvurulması gerektiğini vurgulayan Ecemiş, sürekli kabızlığın altta yatan farklı bir sağlık sorununun işareti olabileceğini sözlerine ekledi.