|
Tweet |
Raflarda görünen fiyat ile kasada çıkan ücret arasındaki farkın bazı ürünlerde neredeyse üç kata kadar çıkması, tüketiciyi isyan noktasına getirdi. Üstelik bu durum artık yalnızca gıda reyonlarıyla sınırlı kalmayarak tekstil, elektronik, ayakkabı ve kozmetik sektörlerine de yayılmış durumda.
Son günlerde artan şikâyetler üzerine birçok ilde vatandaşlar sosyal medya üzerinden seslerini yükseltirken, İstanbul Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ın bir markette karşılaştığı etiket–kasa uyuşmazlığı olayı da konuyu yeniden gündeme taşıdı. Bahadır’ın paylaşımına göre market çalışanının, “Fiyat farkını fark eden müşteriye ödüyoruz, fark etmeyen olursa aynı kalıyor” şeklindeki ifadesi, tepkilerin daha da büyümesine neden oldu.
Vatandaş aynı yanıtlarla karşılaşıyor
Tüketiciler, özellikle büyük market zincirlerinde bu durumun adeta olağan hale geldiğini belirtiyor. Kasada fiyat farkı sorulduğunda “Etikette hata olmuş”, “Kasadaki fiyat geçerli”, “Ürün kampanyadan çıktı” ya da “İsterseniz iade edelim” gibi yanıtlarla karşılaştıklarını dile getiren vatandaşlar, yasal haklarını bilmeyen müşterilerin bu yolla mağdur edildiğini ifade ediyor.
Fiyat farkı her sektöre yayıldı
Yapılan incelemeler, etiket oyunlarının yalnızca marketlerle sınırlı kalmadığını ortaya koyuyor. Giyim mağazalarından elektronik satış noktalarına kadar birçok işletmede etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında ciddi farklar bulunduğu belirtiliyor. Vatandaşlar, bazı mağazaların düşük etiket fiyatlarıyla müşteri çektiğini, ödeme aşamasında ise daha yüksek ücret talep edildiğini öne sürüyor.
Yasal düzenleme açık: Düşük fiyat geçerli
Uzmanlara göre bu uygulama, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 54/2 maddesine açıkça aykırı. İlgili maddeye göre, ürünün etiket veya tarife fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunması halinde, tüketici lehine olan düşük fiyatın geçerli olması gerekiyor. Başka bir ifadeyle, kasada daha yüksek bir bedel çıkması durumunda tüketici, etikette yer alan fiyat üzerinden ödeme yapma hakkına sahip.
Uzmanlar, tüketicilerin bu tür durumlarda haklarını talep etmeleri, gerekirse tutanak tutulmasını istemeleri ve şikâyetlerini ilgili kurumlara iletmeleri gerektiğini vurguluyor.